Ana sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Danışma Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim
2006, Cilt 7, Sayı 2, Sayfa(lar) 013-016
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
EGE DOĞUMEVİ VE KADIN HASTALIKLARI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, AİLE PLANLAMASI BÖLÜMÜ'NE 2001-2005 YILLARI ARASINDA BAŞVURAN PERİMENOPOZAL KADINLAR TARAFINDAN KULLANILAN KONTRASEPTİF YÖNTEMLER
Murat İNAL, Yusuf YILDIRIM, Kenan ERTOPCU, İsa ÖZELMAS, Şivekar TINAR
Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, İZMİR, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Perimenopoz, kontrasepsiyon, Ege bölgesi
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı Ege bölgesi'ndeki perimenopozal kadınlar tarafından tercih edilen kontraseptif yöntemleri ve bu yöntemlerin devamlılık oranını saptamaktır.

Yöntem: Ağustos 2001 ve Nisan 2005 tarihleri arasında hastanemiz aile planlaması bölümüne kontrasepsiyon için başvuran toplam 442 perimenopozal kadın bu prospektif klinik çalışmaya dahil edildi.

Bulgular: Kadınların ortalama yaşı 47.4±4.8 idi. En sık seçilen kontraseptif yöntemler kombine oral kontraseptifler (OKS) (%31) ve Depo medroxyprogesteroneacetate (DMPA) (%28.5) idi. Tuba ligasyonu ve vazektomiyi içeren kalıcı yöntemler dışlandığında, en yüksek devamlılık oranı olan yöntem OKS(%83.9) idi.

Sonuç: Bariyer kontrasepsiyon ve RIA perimenopozal periyoddaki kadınlar için önerilen yöntemler olmasına rağmen, hastanemiz aile planlaması bölümüne başvuran perimenopozal Ege bölgesi kadınlarının sadece %20.1'i bu yöntemleri tercih etmektedir. Perimenopozal kadınların kontraseptif seçimine ve bu kontraseptif yöntemlerin devamlılık oranlarına etki eden faktörleri araştıran daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Yaşla birlikte gebe kalma oranı giderek azalmasına rağmen perimenopozal dönemde az da olsa gebe kalma riski bulunmaktadır. Çalışmalar fertilitesini tamamlayan kadınların yaklaşık %60'ının henüz postmenopozal döneme geçmediğini ve istenmeyen gebeliklere bağlı olarak indüklenmiş abortus oranlarının arttığını göstermektedir1. Bu yüzden perimenopozal dönem dahil postmenopozal döneme kadar kadın hayatının her döneminde kontrasepsiyona ihtiyaç vardır.

    İleri yaş gebeliği ve doğumlar ciddi psikolojik, fiziksel, sosyolojik ve ekonomik problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu olgularda spontan abortus, konjenital anomalili fetus doğurma, kronik hipertansiyon, preeklampsi, malprezentasyon, disfonksiyonel travay ve sezeryan oranı artmaktadır2. 20-25 yaş grubu ile karşılaştırıldığında 45 yaş üzeri gebeliklerde maternal ve perinatal mortalite sırasıyla 10 ve 3 kat daha fazla gözlenmektedir3.

    İleri yaş kadınların kontraseptif metod seçimleriyle ilgili bir takım sınırlamalar mevcuttur. Düşük doz kombine oral kontraseptif (OKS)'lerin over ve endometrium kanseri riskinin azaltılması ve osteoporozun yavaşlatılması gibi bir çok nonkontraseptif faydası olsa da4,5 ve son çalışmalarda 40 yaş üstü sağlıklı kadınlarda da güvenle kullanılabileceği ileri sürülse de , Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu ilaçların ileri yaş kadınlardan sadece kardiovasküler hastalık riski olmayanlar (Kategori I ve II)'a verilebileceğini bildirmektedir7,8. İyi bir seçenek olmakla birlikte tubal sterilizasyon, doğurganlık çağının sonuna sadece birkaç yıl kalmış olan bu yaş grubu kadınlar için cerrahiye bağlı ek morbidite riski taşıması yanında önemli bir maliyet-etkinlik oranına sahip değilmiş gibi görünmektedir7,9. Rahim içi araç (RIA) yüksek etkinliğe sahip olmakla birlikte, bu yaş grubunda sıklıkla rastlanan leiomyomlar ve anormal uterine kanamalar nedeniyle yapılacak olan inceleme ve izlemleri zorlaştırmaktadır9. Sadece progesteron içeren haplar özellikle kombine OKS kullanamayan kadınlarca iyi tolere edilmekle birlikte menstruel bozukluklar ve amenore riski mevcuttur. Bu sınırlılıkların sonucu olarak perimenopozal kadınlar için en uygun kontraseptif yöntemin bariyer metodları olduğu bildirilmektedir10.

    Bu çalışmada hastanemize aile planlaması danışmanlığı ve hizmeti almak için başvuran Ege bölgesindeki perimenopozal kadınlarının tercih ettiği kontraseptif yöntemleri ve bu yöntemlerin devamlılık oranlarını araştırmayı amaçladık.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Bu prospektif klinik çalışmada,Ağustos 2001 ve Nisan 2005 tarihleri arasında hastanemiz aile planlaması bölümüne kontrasepsiyon için başvuran toplam 558 perimenopozal kadın değerlendirmeye alındı. Olguların 112'si kardiovasküler hastalık, diabetes mellitus, malignite, sigara içme, bakır allerjisi, akut veya kronik pelvik enfeksiyon, tromboembolik hastalık öyküsü, hepatik disfonksiyon, hipertrigliseridemi, anormal vajinal kanama veya devam eden gebelik nedeniyle çalışma dışında bırakıldı. Dört olgu (4'ü de başlangıçta OKS kullanımını seçmişti) takip sürecinde kontrollere düzenli olarak gelemeyeceklerini ifade ettikleri için çalışmadan çıkarıldı.

    Çalışmanın son materyalini oluşturan toplam 442 kadınların demografik ve reprodüktif özellikleri kaydedildi. Aile planlaması bölümünde çalışan deneyimli bir pratisyen hekim ve bir hemşire tarafından çalışmaya alınan tüm kadınlara eslerinin de bulunduğu görüşmede aile planlaması ile ilgili genel danışma verildikten sonra, her hastaya spesifik kontrasepsiyon yöntemleriyle ilgili bireysel bilgi verildi. Görüşmelerde WHO’ nün yayınları doğrultusunda hazırlanmış olan bir broşür rehberliğinde spesifik kontrasepsiyon yöntemlerinin birbirine göre avantaj ve dezavantajları anlatıldı ve katılımcıların belirli bir yöntemi tercih edip etmemeleri gerektiği konusunda herhangi bir ifade kullanılmadı. Tercih edilen kontraseptif yöntemler kaydedildi.

    Tüm olgular seçilen metodun devamlılığını değerlendirmek ve varsa soradan seçilen metodları saptamak için üç aylık periyodlarla bir yıl boyunca takip edildiler.

    Veriler Microsoft® Access® bilgisayar programında depolandı ve SPSS (Statistical Programme for Social Sciences) paket program 11 versiyon ile analiz edildi. Bir yılın sonunda başlangıçta seçilen her bir yöntem için 'diger yöntemlere geçiş paterni' ve 'yüzde (%) devamlılık oranı' saptandı.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Ortalama yaş 47.4±4.8 idi. Kadınların demografik ve reprodüktif özellikleri Tablo 1'de gösterilmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Toplam 442 olgunun demografik ve reprodüktif özellikleri

    Bir yıllık takibi tamamlanabilen toplam 442 olgunun 137 (%31)'si OKS, 126 (%28.5)'sı Depo medroxyprogesterone-acetate (DMPA), 81 (%18.3)'i RIA, 48 (%10.9)'i aylık injeksiyon, 34 (%7.7)'ü tuba ligasyonu, 9 (%2)'u vazektomi ve 7 (%1.6)'si kondom tercih ettiler.

    Tuba ligasyonu ve vazektomiyi içeren kalıcı yöntemleri seçen çiftler sayılmazsa, kalan 399 olgudan 134'ünün (%33.6) hastanın yeni bir yönteme geçtiği saptandı. Sonradan seçilen yöntemlerden ilk üç sırayı sırasıyla OKS (38/134), RIA (34/134) ve tuba ligasyonu (30/134) almaktaydı. Başlangıçta OKS seçenlerde geçiş yapılan (sonradan seçilen) en sık yöntem RIA(12/22), başlangıçta RIA seçenlerde geçiş yapılan en sık yöntem ise OKS (9/19) idi.Yeni bir yönteme geçen hiç bir olgu bir yıllık süre içerisinde ikinci bir kez yöntem değişikliği yapmadı. En yüksek devamlılık oranı %83.9 (115/137) ile OKS grubunda gözlendi. Bu oran RIA için %76.5, kondom için % 57.1, aylık enjeksiyon için %60.4 ve DMPA için %43.7 idi. Kalıcı olmayan yöntemler için devamlılık oranları ve yöntem değişim paterni Tablo 2'de gösterilmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Kalıcı olmayan yöntemlerin 1 yıllık devamlılık oranları ve yöntem değişim paterni

    Yöntem değiştirme gerekçeleri ele alındığında; OKS grubunda en sık bildirilen gerekçeler OKS'nin yan etkilerinden korkma (%59.1; 13/22) ve aşırı kilo alımı (%31.8; 7/22) idi. RIA grubunda en sık bildirilen gerekçeler adet kanaması miktarında artış (%52.6; 10/19) ve dismenore (%26.3; 5/19), DMPA grubunda en sık bildirilen gerekçe ise amenore (%33.8; 24/71) idi.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Hem reprodüktif hem de perimenopozal yaşlarda kontraseptif seçimi sosyokültürel, demografik, etnik ve dini faktörlerden etkilenmektedir11-14. Gelişmiş ülkelerdeki perimenopozal kadınların çoğu bariyer metodlar, RIA ve cerrahi sterilizasyonu tercih ederken, %10'undan azı OKS ve diger hormonal kontrasepsiyon yöntemlerini tercih etmektedir15. 2003 yılında yayınlanan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Raporu'nda ülkemizde son yıllarda geleneksel yöntemlerden modern yöntemleri (RIA, kadın ve erkek sterilizasyonu, kondom) seçmeye doğru bir kayma olduğu bildirilmiştir16. Bununla birlikte bizim serimizdeki kadınların büyük bir çoğunluğu (yaklaşık olarak %70'i) hormonal kontrasepsiyonu tercih etmiştir. Perimenopozal kadınlar için önerilen yöntemler arasında olan bariyer kontrasepsiyonun tercih edilme oranı ise %1.6 ile son sırada yer almıştır. Morbiditesi kadın sterilizasyonundan çok daha düşük olan erkek sterlizasyonu da perimenopozal kadınlar için mükemmel bir seçim olabilir17. Bununla birlikte hastalarımızın çok az bir kısmı (%2) erkek sterilizasyonunu tercih etti. Güldal ve arkadaşları Türk erkeklerin %97.6'sının en az bir etkin yöntemi bildiği halde vazektomi de dahil bu yöntemleri yeterince kullanmadıklarını bildirmişlerdir18.

    En yüksek ve en düşük devamlılık oranları sırasıyla OKS (%83.9) ve DMPA(%43.7) gruplarında gözlendi. İlginç olarak OKS grubunda en çok geçiş gösterilen yöntem RIA, RIA grubunda ise OKS idi. Olguların bildirdikleri yöntem değiştirme gerekçeleri de göz önünde bulundurulursa, bu bulgu tesadüf gibi gözükmemektedir. Hormonal kontrasepsiyonun potansiyel yan etkilerinden korkan olguların nonhormonal fakat yine kalıcı olmayan başka bir yönteme geçmesi, diger taraftan RIA nedeniyle dismenore ve aşırı adet kanaması sorunu yaşayan olguların da RIA'yı bırakıp overyan supresyon yoluyla bu semptomlarını düzeltecek olan OKS’ ye geçmiş olmaları mantıklıdır. Olguların bu tür bir yöntem değişikliğine giderken çalışma ekibimiz dışında başka bir hekim veya sağlık personelinden bilgi edinmiş olmaları olasıdır.

    Son yıllarda transdermal kontrasepsiyon (Norplant) sistemleri ve levonorgestrel içeren RIA'nın perimenopozal dönemde güvenle kullanılabileceği bildirilmektedir19,20. Bir meta-analizde, bu iki yeni yöntemin devamlılık oranlarının benzer olduğu ve hem intra-uterin hem de ekstra-uterin gebelikleri önlemede düşük bakır içerikli hormon içermeyen RIA'lardan daha etkili olduğu bildirilmiştir. Fakat bu yöntemleri (özellikle levonorgestrel içeren RIA'yı) kullanırken amenore ciddi bir problem olabilir21. Çalışmamızda başlangıçta hiçbir olgu Norplant veya levonorgestrel içeren RIA tercih etmedi. Bununla birlikte 9 olgu Norplant'a, bir olgu ise levonorgestrel içeren RIA'ya geçiş gösterdi. Norplant'a geçen olguların üçte biri başlangıçta DMPA tercih etmisdi. Sözü edilen yeni yöntemlerin daha çok tanınmasıyla hem reproduktif çağlarda hem de perimenopozal dönemde daha sık kullanılacaklarını tahmin ediyoruz.

    Bu çalısmanın en önemli sınırlamalarından birisi çalısmanın örnekleminin sadece bir merkeze başvuran ve belli bir bölgede yaşayan perimenopozal kadınlardan oluşması nedeniyle tüm perimenopozal Türk toplumunu yansıtmamasıdır. Diger önemli bir kısıtlama ise kontraseptif yöntem seçimi ve devamlılığı üzerine etki eden faktörlerin güçlü bir analizinin yapılamamış olmasıdır. Bununla birlikte, bu çalışma prospektif olarak dizayn edilmiş olması, ülkemizde bu alanda rapor edilmiş ilk çalışma olması ve göreceli olarak büyük bir örnekleme (442 olgu) sahip olması nedeniyle değerli bir çalışmadır.

    Sonuç olarak, perimenopozal periyod, kadınların istenmeyen gebeliklerden korunabilmeleri için uygun ve etkin kontraseptif yöntemlere ihtiyaç duydukları bir dönemdir. Kadınlar, yaşamlarının bu özel döneminde, mevcut çok sayıdaki kontraseptif yöntemden birini seçerken o yöntemle ilgili fayda ve riskleri değerlendirebilen bir sağlık profesyonelinden danışmanlık yardımı almalıdırlar. Bariyer kontrasepsiyon ve RIA perimenopozal periyod kadınlar için tavsiye edilen yöntemler olmasına rağmen, bölgemizde yaşayan perimenopozal kadınların az bir kısmı (olguların yaklaşık %20'si) bu yöntemleri tercih etmektedir. Diger taraftan, çalışmamızda en çok tercih edilen yöntemin aynı zamanda en yüksek devamlılık oranına sahip olan yöntem olarak saptanması da dikkate alınırsa doğru yöntem seçimi daha da önem kazanmaktadır. Perimenopozal kadınların kontraseptif seçimine ve bu kontraseptif yöntemlerin devamlılık oranlarına etki eden faktörleri araştıran çalışmalara ihtiyaç vardır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Kleinman RL. Contraception for younger and older women. Family Planned Parenhood Federation. StephenAustin and Sons Ltd, 1988: 210-22

    2) Göl M, Aydın Ç, Güven CM, Yensel U, Karcı L, Baloğlu A. 40 yaş ve üzeri kadınlarda gebelik sonuçları. MN-Gynecol Obstet&Reprod Med 2003; 9: 176-79

    3) Szarewski A, Guillebaud J. Contraception at special times. Contraception: A Users Handbook, Chapter 12. Bungays, Suffolk: Oxford University Pres, 1994: 188- 98

    4) de Vries E, den Tonkelaar I, van Noord PA, van der Schouw YT, te Velde ER, Peeters PH. Oral contraceptive use in relation to age at menopause in the DOMcohort.HumReprod 2001; 16: 1657-62

    5) Sherif K. Benefits and risks of oral contraceptives.Am J Obstet Gynecol 1999; 180: 343-48

    6) Suwikrom S, Jaisamrarn U. Comparison of the metabolic effects of oral contraceptive and nonhormonal contraceptive use in women over 45 years old. Contraception 2005; 71: 183-7

    7) Senanayake P, Potts M. Contraception for special groups. An Atlas of Contraception. Spain: Parthenon Publishing Group Ltd, 1995; 99-106

    8) World Health Organization. Improving Acces to Quality Care in Family Planning: Medical Eligibility Criteria for Contraceptive Use. Geneva;WHO,1996

    9) Speroff L, Darney P. Clinical guidelines for contraception at different ages. A Clinical Guide for Contraception, 2 nd ed.Baltimore; Williams&Wilkins, 1996: 295-321

    10) Belaisch J. Contraception during the perimenopause. PresseMed2003; 12; 32: 647-54

    11) Skouby SO. Contraceptive use and behavior in the 21st century: a comprehensive study across five European countries. Eur J Contracept Reprod Health Care 2004; 9: 57-68

    12) Galazios G, Emin M, Koutlaki N, Dafopoulos K, Liberis V, Anastasiadis P. Differentiation in contraceptive behavior of the female population in Thrace, Greece. Eur J Contracept Reprod Health Care 2001; 6: 78-86

    13) Cebeci Save D, Erbaydar T, Kalaca S, Harmanci H, Cali S, Karavus M. Resistance against contraception or medical contraceptive methods: a qualitative study on women and men in Istanbul. Eur J Contracept Reprod Health Care 2004; 9: 94-101

    14) Ozgur S, Bozkurt AI, Sahinoz S, Özcirpici B, Sahinoz T, Saka G, et al. Family planning in the Southeast Anatolian Project Region. Eur J Contracept Reprod Health Care 2004; 9: 78-88

    15) Carr BD. The transition from hormonal contraception toHRT. Menapause Management 1994; 1: 11

    16) Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Raporu 2003,Ankara.

    17) Taneepanichskul S, Dusitsin N. Contraception in perimenopause. JMedAssoc Thai 2003; 86: 140-44

    18) Güldal D, Şemin S, Tepe G. Aile planlamasında erkekler nerede? Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2001; 15: 231-38

    19) Bhathena RK, Guillebaud J. Contraception for older woman: an update. Climacteric 2006; 9: 264-76

    20) Shaaban MM. The perimenopause and contraception. Maturitas 1996; 23: 181-92

    21) French R,Van Vliet H, Cowan F, Mansour D, Morris S, Hughes D, et al. Hormonally impregnated intrauterine systems (IUSs) versus other forms of reversible contraceptives as effective methods of preventing pregnancy. Cochrane Database Syst Rev 2001; 2: CD001776

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Ana sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Danışma Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim